TaLha ÖzKaN

• 12/5/2007 -

Gp'de Basına Kapalı Kongre

Haber:  Gp'de Basına Kapalı Kongre
Resmi büyütmek için tıklayın

Genç Parti'nin Büyük Kongresinde Cem Uzan, Yeniden Genel Başkanlığa Seçildi.


Genç Parti'nin büyük kongresinde Cem Uzan, yeniden genel başkanlığa seçildi.

Genç Parti Genel Merkezi'nde basın kapalı olarak gerçekleştirilen kongreye tek aday olarak katılan Uzan'ın oy çokluğu ile yeniden genel başkanlığa getirildiği öğrenildi.

Daha önce bir gösteri merkezinde yapılacağı duyurulan, ancak daha sonra parti genel merkezinde yapılan kongreye, ''yer darlığı'' gerekçesiyle basın mensupları alınmadı. Genç Parti genel merkezinin lobisinde bekleyen gazeteciler, bir süre sonra korumalar tarafından bina dışına çıkarıldı.

Oylamanın sonuna doğru gelen bazı delegeler parti yöneticilerinin ''Çokluk sağlandı, oy kullanmanıza gerek yok'' yönündeki açıklamalarına tepki gösterdiler. Protestolar üzerine bu delegelerin de oy kullanmasına izin verildi.

Uzan'ın, kongrede yaptığı kısa konuşmada ''birlik ve beraberlik'' mesajı verdiği öğrenildi.

Cem Uzan'ın, 555 delegenin 368'inin oyunu alarak yeniden genel başkanlığa seçildiği kongrede, partinin merkez yönetim kuruluna eşi Alara Koçibey Uzan'ın da girdiği belirtildi.

Kongreye ilişkin resmi açıklamanın yarın yapılacağı bildirildi. (Anadolu Ajansı) 12.05.2007 16:49 [811127]

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 23/4/2007 - Sahibini boğulmaktan kurtardı

ABD'de boğazına meyve tıkılan bir kişi, köpeğinin yardımıyla boğulmaktan kurtuldu.

Amerikan haber ajansı AP'ye başından geçeni anlatan 45 yaşındaki Debbie Parkhurst, 2 yaşındaki golden Retriever cinsi Toby'nin yardımını anlatırken,
elmadan aldığı lokmanın boğazına tıkıldığını, kendi başına Heimlich yöntemini denediğini, ancak başaramadığını söyledi.

Daha sonra boğazındaki parçadan kurtulmak için göğsünü yumruklamaya başladığını anlatan Parkhurst, "Tek hatırladığım, Toby arka ayaklarının üzerinde
yükseldi ve beni omuzlarımdan yere itti. Sırt üstü yere düştüğümde göğsümün üzerine çıkarak yukarı aşağıya zıplamaya başladı" dedi.

Parkburst, hayatını Toby'ye borçlu olduğunu ifade etti.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 23/4/2007 - Uyuyan erkeğin beyin gücü azalıyor

Avusturyalı bilimadamları tarafından yapılan bir araştırma, aynı yatakta uyuyan çiftlerden erkeklerin beyin gücünün azaldığını gösterdi.

New Scientist dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, geceyi aynı yatakta geçiren çiftlerden uykusu alt üst olan erkeğin, ertesi gün akli yeteneği zayıflıyor.

Kadın ise uykusu daha derin olduğu için yatağı paylaştığı erkek gibi olumsuz etkilenmiyor.

Araştırmada 20'li yaşlardaki çocuksuz çiftleri inceleyen Viyana Üniversitesi'nden Profesör Gerhard Kloesch ve arkadaşları, her çiftten 10 gece birlikte, 10 gece ayrı uyumalarını istediler ve sonuçları kıyasladılar.

Ertesi gün çiftlerden bazı kavramsal testlere yanıt vermesini isteyen ve stres hormonu seviyesini kontrol eden araştırmacılar, erkeklerin gece yanındaki kadından daha iyi uyuduğunu söyleseler de, testlerde en kötü dereceyi yaptıklarını ve sonuçların aslında rahatsız ve huzursuz uyuduklarını gösterdiğini belirledi.

Avusturyalı bilimadamları, daha derin uyuyan kadının erkek gibi olumsuz etkilenmediğini saptadı.

Araştırmayı değerlendiren İngiltere'deki Surrey Üniversitesi'nden uyku uzmanı Dr. Neil Stanley, "İnsanın tarihini düşünürsek, aslında aynı yatakta uyumamamız gerekir. Bunu yapmak acayip birşey. Gürültü çıkaran birisiyle aynı yatakta uyumak ve yorgan için sürekli mücadele etmek pek akla uygun değil" dedi.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 23/4/2007 - Bolu'da yeni bir çekirge türü bulundu

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünal, Bolua ve Koroglus'tan sonra Bolu'ya özgü yeni bir çekirge türünün daha ortaya çıktığını söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bolu bölgesinde
keşfedilen yeni çekirge türüne 'Parapholidoptera Belen' isminin verildiğini ifade ederek, 'Aynı isimle 'Transactions of the American Entomological Society' adlı dergide yayınlanan tür böylelikle bilim literatürüne de girmiş oldu' dedi.

Yrd. Doç. Dr. Ünal, yeni bulunan çekirgeye ilk olarak 2004 yılında, Bolu'nun Göynük At Yaylası Köroğlu Kayası civarında rastlandığı bilgisini aldıklarını ve bu bilgi üzerine çalışma başlattıklarını, Batı Karadeniz Bölgesinin canlı çeşitliliği açısından çok zengin olduğunu, jeolojik geçmişin, farklı iklimsel
şartların ve topoğrafik yapının bu çeşitliliğe neden olduğunu belirtti.

Bu yeni çekirge türünün, hafif çalılık ve yüksek otların bulunduğu yerlerde
yaşadığını belirten Yrd. Doç. Dr. Ünal, 'Bu çekirge türü daha çok Temmuz ve Ağustos aylarında görülüyor, diğer böcekleri yiyerek beslendiği için faydalı
kabul edilen bu tür fazla yaşamıyor. Sonbaharda yumurtalarını bırakan bu
hayvanlar, daha sonra ölüyorlar' diye konuştu.

Daha önce 'Bolua' ve sadece Köroğlu Dağları'nın zirvesinde yaşayan
'Koroglus' isimli çekirge cinsleri de Bolu'ya özgü canlı türleri olarak
literatüre geçmişti.

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünal, Bolua ve Koroglus'tan sonra Bolu'ya özgü yeni bir çekirge türünün daha ortaya çıktığını söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bolu bölgesinde
keşfedilen yeni çekirge türüne 'Parapholidoptera Belen' isminin verildiğini ifade ederek, 'Aynı isimle 'Transactions of the American Entomological Society' adlı dergide yayınlanan tür böylelikle bilim literatürüne de girmiş oldu' dedi.

Yrd. Doç. Dr. Ünal, yeni bulunan çekirgeye ilk olarak 2004 yılında, Bolu'nun Göynük At Yaylası Köroğlu Kayası civarında rastlandığı bilgisini aldıklarını ve bu bilgi üzerine çalışma başlattıklarını, Batı Karadeniz Bölgesinin canlı çeşitliliği açısından çok zengin olduğunu, jeolojik geçmişin, farklı iklimsel
şartların ve topoğrafik yapının bu çeşitliliğe neden olduğunu belirtti.

Bu yeni çekirge türünün, hafif çalılık ve yüksek otların bulunduğu yerlerde
yaşadığını belirten Yrd. Doç. Dr. Ünal, 'Bu çekirge türü daha çok Temmuz ve Ağustos aylarında görülüyor, diğer böcekleri yiyerek beslendiği için faydalı
kabul edilen bu tür fazla yaşamıyor. Sonbaharda yumurtalarını bırakan bu
hayvanlar, daha sonra ölüyorlar' diye konuştu.

Daha önce 'Bolua' ve sadece Köroğlu Dağları'nın zirvesinde yaşayan
'Koroglus' isimli çekirge cinsleri de Bolu'ya özgü canlı türleri olarak
literatüre geçmişti.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 22/4/2007 - Fenerbahçe haberi

Fener 100’ünün akıyla çıkacak mı?


Fenerbahçe 2007 yılında 100. yılını kutlayacak. Hedef tüm branşlarda şampiyonluk. Aksiyon F.Bahçe’nin 2007 için yaptığı tüm çalışmaları masaya yatırdı.


Piyango biletleri çoktan satışa çıktı. Güzel bir logo yapıldı, 100. yıla özel çift taraflı formalar üretildi. Kombine biletler neredeyse tükendi. 100. yıl marşı için Kıraç ve Athena kolları sıvadı. Koleksiyonerler için özel F.Bahçe altınları piyasaya sürüldü. Real Madrid, Liverpool gibi dünya devleriyle 100. yıl kutlamaları için söz alındı. Şükrü Saraçoğlu Stadı, UEFA’nın 5 yıldızlı stadlarından biri haline getirildi. Futbol takımından atletizm takımına, masa tenisinden basketbola kadar tüm branşlar için milyonlarca dolar harcandı. Tek hedef vardı: 2007 yılında yani kuruluşunun 100. yılında faaliyet gösterilen 9 spor branşında da kupaları toplamak. İstanbul Moda’da Beşbıyık Sokağı’ndaki 3 numaralı evin alt katında 1907’de Sarı-Beyazlı renklerle kurulan F.Bahçe, 2007’de 100. yılını kutlayacak. Peki, F.Bahçe 100. yıl için daha başka neler yaptı? Camianın tüm branşlarda hedeflediği şampiyonluklar, birincilikler, kupalar gelecek mi?

BÜTÜN GÖZLER FUTBOL TAKIMININ ÜZERİNDE

F.Bahçe’nin 100. yıldaki amiral gemisi hiç kuşkusuz futbol takımı. Geçen yıl ligin son haftasında kaçan şampiyonluktan sonra Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım’ın her defasında arkasında olduğunu açıkladığı Christoph Daum’un gönderilmesiyle hocasız kalan F.Bahçe’yi bu yıl Brezilyalı Zico çalıştıracak. Parreira, Hector Cuper, Felipe Scolari, Le Guen gibi dünyaca ünlü isimlerin konuşulduğu teknik direktör adayları içerisinde yer almayan Zico geç de olsa Sarı-Lacivertli takımın başına getirildi. Birçok otoriteye göre Avrupa tecrübesi bulunmayan Zico’nun F.Bahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nde başarıya taşıması zordu. Kimileri de Zico’nun başarıya aç olmasının bir avantaj olduğunu düşünüyordu. Geçen sezon G.Saray’ın beklenmedik şampiyonluğundan sonra başkanlığı bırakan ancak camianın ısrarlarıyla tekrar geri dönen Aziz Yıldırım’ın 100. yıl için bomba transfer vaatleri vardı. “100. yılımızda kadromuzda yer alacak oyuncular tüm camiayı memnun edecek düzeyde olacak.” diyordu Başkan Yıldırım. İlk olarak Beşiktaş’tan Tümer Metin kadroya dâhil edildi. Ardından G.Birliği’nden Uğur Boral alındı. Diego Lugano sakatlığı sebebiyle kontratı feshedilen Luciano’nun boşluğunu dolduracaktı. Deivid de Souza ansızın Beşiktaş’a giden Nobre’nin alternatifiydi. Edu da defansta Lugano ile birlikte ter dökecek, Mateja Kezman forvet hattına güç katacaktı. Nicolas Anelka ise İstanbul’a veda edecekti.

Futbol takımı 100. yılına Şampiyonlar Ligi’ne 2. ön elemede Faroe Adaları’ndan B36 Torshovn’ı saf dışı bırakarak başladı. Ancak 3. ön elemede Ukrayna’nın Dinamo Kiev takımına direnç gösteremedi. Bu maç öncesi Deivid de Souza, Kezman, Edu ve Lugano kulüple hâlâ sözleşme imzalamamıştı. Bu yönetimin hatasıydı. Dört oyuncu taraftarın huzuruna ligin 5. haftasındaki Antalya maçıyla çıkacaktı. UEFA Kupası’nda Danimarka’nın Randers takımını eleyerek gruplara kalmayı başaran F.Bahçe, Süper Lig’de ise göze hoş gelen futbol ortaya koyamıyordu. Bu durum Zico’nun ismini tartışılır hale getirdi. Basın alternatif hoca arayışına çoktan başlamıştı ki Aziz Yıldırım olaya el koydu: “Zico’yla devam edeceğiz. Zico’yla ilgili hiçbir tereddüdümüz yok.” Ancak Yıldırım her defasında Daum’un da arkasındaydı!

Peki, rakiplerde durum neydi? Hiç kuşkusuz G.Saray’ın Sarı-Lacivertli takımın 100. yılında Şampiyonlar Ligi’nde Türkiye’yi temsil edecek olması manidar. Beşiktaş ise 100. yılında şampiyon tek takım kendisi olmak istediğinden bu sene birbirinden iddialı transferler yaptı. Siyah-Beyazlı kulübün başkanı Yıldırım Demirören’in, “F.Bahçe’nin 100. yılında şampiyonluğunu engelleyeceğiz.” açıklaması da oldukça tepki çekti. 100. yıl tartışmalarının uzağındaki Trabzonspor ise ligin başında hoca değişikliğine gitti. Futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen, 2007’de F.Bahçe’nin bol gollü bir sezon geçireceğini hatta 103 gollük rekoru dahi kıracağını düşünüyor. “Türk Futbolu’na bir 100. yıl modası yerleşti. 100. yılda şampiyonluk beklentisi üç büyükler için önemli bir motivasyondur. Üzerlerinde baskı olacağı için aşırı stres, kaliteli ve tecrübeli oyunculara olumlu yansır. Ancak çaylaklar bu baskıyı kaldıramazlar.” diyen Dilmen, üç yıl boyunca aynı sistemle oynayan F.Bahçe’nin teknik direktör değişikliğine giderek farklı bir sisteme geçtiğini dolayısıyla bir geçiş dönemi yaşadığı görüşünde: “Bu geçiş döneminde sıkıntı meydana gelebilir. Sezonun genelini değerlendirirsek, 103 gol rekorunu kırabileceklerini, ancak sistemden dolayı geçen yıllara göre daha fazla gol yiyeceklerini düşünüyorum.”

BASKETBOLDA ÜLKER’DEN GELEN İKRAM

F.Bahçe 100. yılında basketbola da en az futbol kadar önem veriyor. Sarı-Lacivertli takım için basketbol takımını ligden çeken Ülker adeta büyük ikramda bulundu. Sponsorluk anlaşması sonucu F.Bahçe Ülker adıyla ligde mücadele edecek olan Sarı-Lacivertliler, Ülker’in yerine de Türkiye’yi Avrupa Basketbol Ligi’nde (ULEB) temsil edecek. Aydın Örs’ün yönettiği takıma milli takım kaptanı İbrahim Kutluay’ın yanı sıra, NBA patentli Mirsad Türkcan, bir dönem Efes’te de oynayan Willie Solomon gibi tecrübeli oyuncular dâhil edildi. Damir Mrsiç, Ömer Onan gibi yıldızların da forma giyeceği F.Bahçe’nin, basketbol liginde bugüne kadar sadece 1990-91 sezonunda gelen tek şampiyonluğu bulunuyor.

Sezona İtalya’da hazırlanan basket takımı, Banvit’in organize ettiği basketbol turnuvasında finalde Bandırma Banvit’e 75-69 yenilerek ikinci oldu. Takım kaptanı İbrahim Kutluay, “Biz sporcular olarak F.Bahçe’nin başarısı için sahada her türlü özveriyi, fedakârlığı yapıp mücadele edeceğiz. F.Bahçe’yi her branşında şampiyon yapmak için el birliğiyle çalışacağız” derken, F.Bahçe Asbaşkanı Murat Özaydınlı da Fair Play çerçevesinde, engellemeler olmazsa F.Bahçe’nin her dalda şampiyon olacağını iddia ediyor. F.Bahçe Ülker, ULEB’de Rusya’nın CSKA Moskova, İspanya’nın Barcelona, İtalya’nın Benetton Treviso, Litvanya’nın Zalgiris Kaunas, Fransa’nın Pau Orthez, Yunanistan’ın Aris Selanik ve İtalya’nın Napoli takımlarıyla mücadele edecek.

F.Bahçe Ülker Türkiye Kupası’nda ise Beşiktaş Cola Turka, Tofaş ve Mersin Büyükşehir Belediyesi ile aynı grupta yer alacak. Coach Aydın Örs, Avrupa liginde görüntü olarak zor gruba düştüklerini, Türkiye Kupası’nda gruplardan çıkabileceklerini ve F.Bahçe’nin Ülker ile girdiği oluşumdan sonra oldukça güçlendiğini düşünüyor. Zaman Gazetesi basketbol yazarı Serkan Akcan da F.Bahçe’nin ligde ve Eurolig’de hedeflerine ulaşabilecek güce sahip olduğu görüşünde. Akcan’a göre takımda fanatik derecede F.Bahçe’li basketbolcuların çokluğu başarıda etken olacak. Bu arada F.Bahçe, Ülker grubunun desteğiyle 10 bin kişilik spor salonunun yapımına bu yıl başlayacak.

F.Bahçe Bayan Basketbol Takımı da bu yıl için oldukça iyi bir kadro kurdu. Geçen yılın şampiyonu Sarı-Lacivertliler ülkemizi FIBA Avrupa Bayanlar Ligi’nde de temsil edecek. F.Bahçe, Migros’tan milli oyuncu Birsel Vardarlı’yı, Alman Milli Takım oyuncusu Linda Fröhlich’i, WNBA’de Phoenix Mercury’de forma giyen WNBA All Star kadrosuna seçilen ve bu ligde en skorerler sıralamasında 3. sırada bulunan Amerikalı forvet Cappie Pondexter’ı, Kanada Milli Takımı’nda ve WNBA takımlarından Charlotte Sting’de forma giyen pivot Tammy Sutton Brown’ı transfer etti. Menajer Didem Akın tüm transferleri 100. yıl için yaptıklarını, Avrupa’da ve ligde yenilmeyecek bir takım kurmayı amaçladıklarını söylüyor.

Bayanlar Avrupa Ligi (C) Grubu’nda yer alacak F.Bahçe; Lotos Gdynia (Polonya), G.Sika Brno (Çek Cum), Ros Cesares Valencia (İspanya), Valenciennes (Fransa), UMMC Ekaterinburg (Rusya) takımları ile mücadele edecek. F.Bahçe Bayan Basketbol Takımı’nın antrenörlüğünü Zafer Kalaycıoğlu yapıyor. F.Bahçe takımından Nilay Yiğit, Nevriye Yılmaz, Nalan Ramazanoğlu, Devran Tanaçan, Melike Bakırcıoğlu, Korel Engin ise Türk milli takımında oynuyor.

FENERBAHÇE VOLEYBOLDA ÇOK İDDİALI

F.Bahçe voleybol branşında da iddialı. Sarı-Lacivertliler, dış transferde bayanlarda 8, erkeklerde de 3 oyuncu aldı. Bayanlarda Eczacıbaşı’dan Özlem Özçelik, Türk Telekomspor’dan Pelin Çelik, Emlak TOKİ’den Çiğdem Can, Ankara SSK Spor’dan Hatice Cankorucu, Gazi Üniversitesi’nden Tuğçe Çelik, İstanbul Emlak Bankası’ndan Şükran Saral, Belarus’tan Marina Tumas, Brezilya’dan Ana Chagas ile anlaşılırken, iç transferde de milli oyuncu Seda Tokatlıoğlu ve Seren Öndeş ile sözleşme yeniledi.

Erkeklerde dış transferde Galatasaray’dan Murat Aslan, Brezilyalı Guilherme Marcelino ve Arjantinli Jeronimo Bidegain ile anlaşan Fenerbahçe, iç transferde ise Hakan Fertelli, Burak Hascan, Can Ayvazoğlu, Umut Çakır, Emre Batur, Nuri Şahin, Arslan Ekşi ile yeniden sözleşme imzaladı. Fenerbahçe’nin voleybol şubesinden sorumlu yöneticisi Hakan Dinçay, 100. yılda başarılı olmak için iyi bir kadro kurduklarını iddia ediyor: “Çok iyi bir kadro kurduk. 100. yılımızda hem bayanlarda hem de erkeklerde şampiyonluğun en güçlü adaylarından biriyiz. Fenerbahçe camiasına bu önemli yılda şampiyonluk hediye etmek için elimizden geleni yapacağız.”

Erkeklerde sezon 1 Ekim’de başladı. Bayanlarda ise 25 Kasım’da lige start verilecek. F.Bahçe erkeklerde Tokat Plevne Belediye, Maliye Gençlik, Galatasaray, Erdemir, Ziraat Bankası, Trabzon Fatih Hastanesi ve Halk Bankası, bayanlarda ise Yalova, G.Saray, İller Bankası, Anadolu İhtisas, Beşiktaş, Şahinbey Belediyesi, Vakıfbank Güneş Sigorta ile aynı gruba düştü. F.Bahçe’nin voleybolda hem bayanlar hem de erkeklerde tarihinde hiç şampiyonluğu bulunmuyor. F.Bahçe sezon öncesi erkeklerde katıldığı Manavgat Turnuvasında şampiyon oldu. Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımı Antrenörü Jesus Savigne, takımın 100. yılında tüm branşlarda olduğu gibi voleybolda da Türkiye Şampiyonluğu’nu hedeflediklerini ve ligin ilk bölümünde alınacak sonuca göre bir veya iki yabancı oyuncu daha transfer edeceklerini belirtti.

100. YILINDA KAPTANINI G.SARAY’A KAPTIRDI

F.Bahçe’nin bayanlardaki rakiplerinden G.Saray da bu sezon oldukça iddialı. Sarı-Kırmızılı takım İsveç Milli Takımı’nın pasörü Malin Ericsson ve Peru Milli Takımı’nın pasörü Patricia Soto’yu transfer etti. Bayanlarda ayrıca şampiyonluklara ambargo koyan Eczacıbaşı, Vakıfbank Güneş Sigorta ile erkeklerde Halk Bankası ve Arçelik takımları ligde bir adım öne çıkıyor. Beşiktaş da hem bayanlarda hem de erkeklerde kadrosunu bir hayli değiştirdi. Bayanlarda geçen yıl şampiyonluğu kıl payı kaçıran Siyah-Beyazlılar 3’ü yabancı 6 oyuncuyu kadrosuna dâhil etti. Beşiktaş erkeklerde de 5 oyuncuyu kadrosuna kattı.

Türkiye’de yüzme sporunun lokomotifi hiç kuşkusuz F.Bahçe. Sarı-Lacivertliler son 5 yıldır Türkiye Yüzme Şampiyonaları’nda birinciliği kimseye kaptırmıyor. 1910’lardan beri bünyesinde yüzme sporuna yer veren F.Bahçe’nin en büyük rakibi yine aynı yıllarda yüzme sporuna yatırım yapmaya başlayan G.Saray. İki kulüp arasındaki rekabet transfere de yansıyor. G.Saray, F.Bahçe’nin bayan yüzme takımı kaptanı Burcu Dolunay’ı transfer ederek 100. yılında rakibine bir darbe vurdu. 22 yaşındaki Burcu uluslararası platformda birçok derecenin sahibiydi. Buna karşılık F.Bahçe Türkiye’nin 50 ve 100 metre serbest kategorisinde rekorları bulunan ve Avrupa Gençler Dördüncüsü Kaan Tayla’yı Ankara Büyük Kolej takımından transfer ederek kadrosunu güçlendirdi.

Kulüplerarası Türkiye Şampiyonası’nda geçen sezon Fenerbahçe Yüzme Takımı en yakın rakibine 774 puan fark atarak kupanın sahibi olmuştu. 1794 puan ile birinci olan Fenerbahçe’yi Galatasaray 1020 puanla takip etti. Bu yıl da Türkiye birinciliğini hedefleyen F.Bahçe yüzme takımını Ukrayna’lı Aleks Varemevkov çalıştırıyor. 34 kişilik sporcu kadrosu bulunan Sarı-Lacivertli takımın Yüzme Şubesi Kaptanlığını Emin Gökalp Baş yapıyor.

Fenerbahçe, kulüpte faaliyetleri ilk kez 1913 yılında bireysel olarak gerçekleştirilen, 1917 yılından itibaren planlı bir branş haline getirilen atletizmde ise oldukça rahat. Sarı-Lacivertlilerin erkek atletizm takımı geçen yıl Türkiye Şampiyonu oldu. Bayan takımı ise ENKA’nın ardından Türkiye ikinciliğini elde etti. Geçtiğimiz yaz Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası (B) Grubu Atletizm Yarışmaları’nda ülkemizi temsil eden F.Bahçe Erkek Atletizm Takımı ikinci olarak Türkiye’yi Avrupa’da A grubuna yükseltti. Takım kaptanlığını Ercüment Olgundeniz’in yaptığı F.Bahçe’nin atletizm kadrosunda Abdullah Sarı, Metin Durmuşoğlu, Tuncay Örs, Şevket Taş, Ferhat Çiçek, Erkin Değirmencioğlu, İsmail Aslan, Ali Dereli, Kemal Koyuncu gibi başarılı atletler var. Kemal Koyuncu geçtiğimiz ay Bosna Hersek’te düzenlenen Balkan Atletizm Şampiyonası’nda bin 500 ve 3 bin metrede altın madalya kazandı.

MASA TENİSİNE ÇİN’DEN TAKVİYE

F.Bahçe ayrıca ENKA’da forma giyen atlet Halil Akkaş’ı da 2 yıllığına renklerine bağladı. Başarılı bir kariyere sahip Akkaş, geçen yıl Üniversiad Oyunları’nda 3 bin metre engellide birinci olmuştu. Milli atlet Elvan Abeylegesse’yle de yakından ilgilenen Fenerbahçe’nin sırıkla atlama dünya rekortmeni Yelena Isınbayeva ile heptatlon Avrupa şampiyonu İsveçli Carolina Klüft’ü de transfer etmek istediği gelen haberler arasında. F.Bahçe bu transferleri gerçekleştirerek bayanlar liginde sürekli gerisinde kaldığı ENKA’yı 100. yılda geçmeyi istiyor.

Boks’ta olimpiyat ikincisi Atagün Yalçınkaya, Avrupa Şampiyonu Sümeyra Kaya, Gülsüm Tatar gibi isimleri kadrosunda bulunduran F.Bahçe 100. yıl için sıra dışı bir transfer gerçekleştiremedi. Fenerbahçe’nin Boks Milli Takımı’nda bulunan 52 kiloda bayan boksörü Sümeyra Kaya 11 Eylül’de Polonya’da yapılan Bayanlar Avrupa Boks Şampiyonası’nda Türkiye’ye altın madalya getirdi. Şampiyonada 60 kiloda F.Bahçeli diğer sporcu Gülsüm Tatar üçüncü oldu.

Masa Tenisi takımı ise 15 Türkiye Şampiyonluğu bulunan Gürhan Yaldız kaptanlığında 4 sporcudan oluşuyor. 100. yıl için Çin Milli Takım oyuncusu Cheng Gong Zheng transfer edildi. Takımın diğer iki sporcusu 300 kez milli olan İrfan Tavukçuoğlu ile 10 kez milli formayı giymiş Saim Polatkan. Teknik direktör ise Sırp Slavko İliç. Sırp teknik adam aynı zamanda Türk Milli Takımı’nı da çalıştırıyor. F.Bahçe ayrıca Dereağzı Tesisleri içinde yaptırdığı masa tenisi salonunu daha da genişleterek bu branşta da kararlılığını ortaya koyuyor.

HER ŞEY 2007 İÇİN

F.Bahçe’nin bir başka branşı kürek. Sarı-Lacivertli takımın kürekçilerinden Nikola Stojic ve Jovan Popoviç eylülde İngiltere’de yapılan Dünya Kürek Şampiyonası’nda iki tek dümencili dalında birinci oldu. Geçen yıl hem Türkiye Kupası hem de Türkiye Şampiyonu olan F.Bahçe’li kürekçiler bu yıl da şampiyonluk için oldukça iddialı. F.Bahçe geçen yıl Büyükler kategorisinde 18 yarışın 15’ini kazanmış, G.Saray ise Türkiye Şampiyonası’nda ikincilikte kalmıştı.

F.Bahçe’nin yelken şubesi de 100. yıla hazır. Yelken Şubesi Kaptanı Yılmaz Yamaç, 12-16 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da F.Bahçe Yelken Festivali’ni gerçekleştirdiklerini belirterek, bu branşta da F.Bahçe’yi 100. yılında en iyi şekilde temsil edeceklerini iddia etti.

Tüm bu çalışmalar 2007 için. Yönetim, ayrıca bu yılın, 100 yıllık tarihlerinin tekrar hatırlanarak, dünden bugüne ve bugünden yarınlara, yaşanacak bir yıl olması çalışmaları için kolları sıvamış durumda. Yönetim, bir yıl boyunca yapılacak kutlamaların, yıllarca konuşulacak gösterilerle taçlandırmayı hedefliyor. F.Bahçe filmi ve kitapları gibi birçok proje bu yıl için hazırlanıyor. Bakalım saha içi neyi gösterecek?


100. YILINDA MUTSUZLAR DA VAR

Türkiye’de 100. yılında şampiyon olan tek takım Beşiktaş. Avrupa’nın diğer ülkelerine baktığımızda 100. yılında şampiyon olan takım sayısı oldukça az. İspanya’da 1899’da kurulan Barcelona 1999’da şampiyon oldu. İtalya’da ‘yaşlı kadın’ lakaplı Juventus’un yanı sıra Lazio ve Milan kuruluşlarının 100. yılında ligi şampiyon olarak tamamladı. Almanya’da şampiyonluklara ambargo koyan B.Münih 100. yılında da ipi göğüslemeyi başardı.

100. yılında başarısızlıklar da az değil. Türkiye’de G.Saray 100. yılında hayal kırıklığı yaşadı. Sarı-Kırmızılılar Avrupa Kupaları’nda da başarılı olamadı. İngiltere’de Manchester City 100. yaşında küme düştü. Real Madrid kuruluş gününde Kral Kupası’nı kaybetti. Şampiyonluğu da Valencia’ya kaptıran Real, kurulduğu tarih olan 6 Mart günü Santiago Bernabeu’da Kral Kupası’nı Deportivo’ya teslim etti. İskoçya’da Celtic ile Rangers birbirlerinin 100. yılında şampiyon oldu. İngiltere’de 100. yılında şampiyon tek takım 2005 yılında ipi göğüsleyen Chelsea. Portekiz’de ise Porto hem kendisinin hem de en büyük rakibi Benfica’nın 100. yılında şampiyon oldu.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

Aradağınız her şey burada

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS

Kategoriler

Arkadaşlar

fahri
cisil2006
woelfin Barış
zulal nisa
gulsevincehobi
fatoscb
yeteneklerimm
somaliibo
enbabasamet
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:2
| Sonraki Sayfa